21 Kasım 2015 Cumartesi

Kavuşma ve bir haber...

Evet kavuşma... Yazmaya çok uzun bir ara verdim ama tekrar geri döndüm, bu bir kavuşma.
Ve bir haber... Gerek blogumu takip eden gerekse de @belgin_studio instagram hesabımı takip eden sevgili takipçilerimden en çok talep edilen 2 konu vardı. Birincisi yaptığım yemekler için bir workshop yapmamı ve katılmak istediğinizi söylediniz, bir de kıyafetlerimi takip edip stil danışmanlığı yapıp yapmadığımı sordunuz. İşte haber bunlardan biri ile ilgili :) Yeniden kendi işimin patronu olduğum bu günlerde bu işlere ayıracak vakit de bulma şansım oldu. Stil danışmanlığı konusunda benimle çalışmak isteyenlere artık olumlu yanıt verebilicem. Benim stil danışmanlığı anlayışım nedir onu da açıklamak istiyorum. Hergün, her sabah ya da akşam bana kombinleriniz hakkında soru sorabilirsiniz, size kombin önerisinde bulunurum, vücut tipinize göre neyi giyip neyi giymemeniz gerektiğini söylerim, sizinle alışverişe çıkarız, önerilerde bulunurum, renk, kumaş, stil konusunda yardımcı olurum. Bu konularda birlikte çalışmak isteyen olursa bana mail atabilirsiniz belginackln@gmail.com
Bu girişten sonra yeni bir post gelebilir.
Kalem etek. Kızların en yakın dostu. Benimse sevgilim. Kendime en yakıştırdığım, tarzımı en iyi yansıttığını düşündüğüm parça. Kalem eteği en çok bu postta da göreceğiniz ipek gömlekle giymeyi seviyorum ama t-shirtle de giydiğim zamanlar var ki o tarzı da çok seviyorum... Verev çizgilerse en sevdiğim...




5 Ocak 2015 Pazartesi

kaz ayagı mı? pied de poule mu?

Sevgili takipçilerim biliyor, ne zamandır 14 cm'lik stilettolarımla aşk yaşıyorum :)) O gün bugündür diyerek artık giymeye karar verdim ve bir pazartesi aendromunu da uzun, ince topuklarımla ezip geçtim :)
Kazayağına gelirsek, dört siyah, dört beyaz iplikle özel bir dokuma tekniğiyle oluşturulan ve kenarları uzatılarak karolara dönüşen kazayağı; nam-ı diğer ‘pied de poule’ çılgınlığı yaşıyoruz. İlk kez 1880 yılında İskoçya’da kullanılan bu desen özellikle dağlarda yaşayan çobanlar tarafından kullanılıyormuş. Geçmişe dönüp baktığımızda hiçbir klan tarafından sahiplenilmemiş pied de poule yıllar içinde modanın gözbebeğine dönüşmüş. Tarzıyla yaşadığı döneme damgasını vuran Windsor Dükü Prens Edward’ın 1934’te bir dergide ‘pied de poule’ takım elbisesiyle yer alması bu desenin popülerleşmesini sağlıyor ve lüksün simgelerinden birine dönüşüyor. 1938’de Christian Dior’un tasarladığı ‘pied de poule’ siyah beyaz tayyörün modaevinin en çok satan tasarımı olmasıyla ve 1959’da Roger Vivier’nin efsanevi ayakkabılarında yine bu desen karşımıza çıkıyor. Balenciaga, Guy Laroche o yıllarda koleksiyonlarında ‘pied de poule’ kullanan tasarımcılardan yalnızca ikisi. Coco Chanel, Audrey Hepburn, Lady Diana gibi isimlerin günlük hayatta pied de poule desenli tayyör, ceket ya da palto giymesi söz konusu desenin yıllara meydan okuyacağının bir kanıtı olarak görsel hafızalarımıza kazınıyor. 80’li yıllara geldiğimizde Chanel’in zamanın ruhuna uyarlayarak yarattığı ‘pied de poule’ desenli tasarımlar kadınların arzu nesneleri arasına katılıyor. 20 yıl arayla her sezon moda sahnesinde boy gösteren ‘pied de poule’ zaman zaman farklı renk bileşenleriyle de kullanılıyor.

Bu sezon ilhamımızı Lady Diana’nın tayyörlerinden, Diane Keaton’ın maskülen siluetlerinden, Jacqueline Kennedy Onassis’in at bindiği yıllardan alan bu efsanevi deseni gardırobumuza bir kez daha adapte ediyoruz. küllerinden tekrar doğan ‘pied de poule’ görünümümüze hem ciddiyet hem de eğlence katabilmemiz için ideal. Üstelik dokusu yün olmasına rağmen grafik etkisi sayesinde farklı kumaş türleriyle de bir araya getirilebiliyor artık. Gardrobunuzda mutlaka bir gömlek, etek veya kaban olarak bulundurun derim ;)