9 Eylül 2013 Pazartesi

kızılcık...

Sever misiniz kızılcık... herkes sevmez çünkü. Kızılcık sevmek için hem ekşiyi seveceksin hem tatlıyı, hem çocukluğunu unutmamış olacaksın hem de içindeki çocuğu... Komşu amcanın "sizi kızılcık sopasıyla dövmek lazım" diye bağırarak sizi bahçesinde kovalamış olması da lazım... Çocukluğunuzda en az bir kere ağaca tırmanmış, dalından meyve koparıp yemiş olmanız lazım... Annenizin elinden tutup pazara ya da manava gitmiş, manav amcanın yer misin diye yeni çıkmış kızılcıklardan küçücük avucunuza birkaç tane uzatmış, sizin de erikten, koruktan sonra yediğiniz en ekşi şeyi tecrübe etmiş olmanız lazım... işte ekşi ve tatlının birleşimi böyle oluyor :)
Kızılcık'ı sevdiğim çok mu belli oldu...


Yeni hafta...

Yine, yeni, yeniden pazartesi... Güzel geçmiş bir pazardan sonra gelen pazartesi gibisi yoktur :p Pazartesinin de güzeli mi olur demeyin, pazatresi sendromuna yenik düşmeyin ;) Yenicem seni pazartesiiiiiii :)))
Bugün tercihimi yırtıcı bir hayvan deseninden yana kullandım, niye? Pazartesiyi yenmek için tabiii :))) Galiba ben en çok yılan derisininin desenini seviyorum, çok yaratıcı, doğadaki tüm canlılar ve bitkiler gibi. Yılan desenli ipek bluz ve drapeli anvelop etek giydim, eteğin detayını görebilmeniz için de detay fotoğrafımız var ;) Fotoğraflar yine özde'den... Çok güzel bir hafta olacak... gerçekten :))